Alternatif Bank Mobil
Alternatif Bank A.Ş.

Ücretsiz İNDİR - App Store'da Play Store'da Huawei Store'da
İndir

Yılmazlık: Yeni Dönemin Rekabet Gücü

14 Ağustos 2025

Resilience (yılmazlık) sadece bir psikolojik kavram değil, iş dünyasının yeni temel yetkinliği haline geldi. İş dünyası ve bireyler bugün her zamankinden daha belirsiz, daha hızlı değişen bir dünyada var olmaya çalışıyor. Krizlerin ardı arkası kesilmiyor; pandemi, ekonomik dalgalanmalar, dijital dönüşüm baskısı, jeopolitik gerilimler... Tüm bu gelişmeler bize tek bir mesaj veriyor: Güçlü olmak yetmez, yılmaz olmak gerekir.

Resilience nedir?

İngilizce kökenli resilience kelimesi Türkçeye “dayanıklılık”, “direnç” ya da giderek daha sık duyduğumuz şekliyle “yılmazlık” olarak çevriliyor. Ancak bu kavram sadece “ayakta kalma” değil, darbe yedikten sonra ayağa kalkıp yola devam edebilme kapasitesini ifade eder. Hatta kimi zaman bu süreçten daha da güçlenerek çıkabilmeyi hedefler. Psikoloji literatüründe bireylerin kriz, stres veya travma sonrası toparlanma gücünü tanımlar. Kurumsal dünyadaysa bu yetkinlik hem organizasyonel krizler, liderlik değişiklikleri gibi iç şoklara hem pazar çöküşleri, siber saldırılar, doğal afetler gibi dışsal tehditlere karşı koyma kapasitesini temsil eder.

Yılmazlık mı dayanıklılık mı?

Bu noktada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Dayanıklılık (durability), değişmeden, aynı şekilde direnebilme hali olarak ifade edilirken yılmazlık (resilience) ise dış etkiler karşısında esneyip, yeniden şekillenerek devam edebilme becerisi anlamına geliyor. Dayanıklılık bir beton bloksa, yılmazlık bir bambudur. Bükülür ama kırılmaz; esner ama eski haline döner. Hatta çoğu zaman daha güçlü ve daha uyumlu bir formda olur.

Neden bu kadar önemli?

Günümüzde değişim bir istisna değil, norm. McKinsey&Company’nin araştırmasına göre küresel tedarik zincirlerinde her 3,7 yılda bir, etkisi en az 1-2 ay süren yıkıcı bir olay yaşanıyor. Accenture’ın analizine ise yılmazlığı yüksek şirketler krizden sonra birkaç gün içinde aksiyon alabiliyor ve 1 ay içinde toparlanıyor. Oysa yılmazlığı düşük şirketlerde bu süreç 5 ayı bulabiliyor. Bu 4 aylık fark sadece operasyonel değil, itibar, müşteri güveni ve finansal sonuçlar açısından da büyük anlam taşıyor.

Finans dünyasında ‘resilience’

Bankacılık ve finans sektörü, krizlere karşı en hazırlıklı olması gereken sektörlerin başında geliyor. Çünkü küresel ekonomideki dalgalanmalardan ilk etkilenen sektörlerden biridir. Dijitalleşme hızlandıkça siber tehditlere açıklık artıyor, müşteri davranışları sürekli değişiyor. Ve tüm bunlar olurken hizmet kesintisiz devam etmek zorunda. Bu ortamda resilience sadece bireysel bir yetkinlik değil kurumsal bir stratejik avantaj anlamına geliyor.

Peki yılmazlık geliştirilebilir mi?

Evet, resilience doğuştan gelen bir yetenek değil. Bireyler ve kurumlar bu kası geliştirerek güçlenebilir. Kurumlar kriz senaryoları ve stres testleri geliştirmeli, çevik organizasyon yapıları kurmalı, dijitalleşmeye yatırım yapmalı ve liderlik gelişimi ve psikolojik güvenliğe odaklanmalıdır. Bireylerse öğrenme alışkanlıklarını sürdürmeli, stresle başa çıkma mekanizmalarını güçlendirmeli, duygusal dayanıklılık ve esneklik üzerine çalışmalıdır. Özetle resilience artık sadece bir “soft skill” değil; şirketlerin, liderlerin ve çalışanların gelecekte ne kadar ayakta kalacağını ve nasıl ilerleyeceğini belirleyen bir rekabet gücü. Güçlü olanlar değil, yeniden ayağa kalkabilenler kazanıyor.

Alternatif Bank önerisi

Kurum olarak müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın yılmazlık kapasitelerini artırmak için yanlarındayız. Finansal esneklik çözümlerimizle, dijital ürün ve hizmetlerimizle ve kriz anlarında size özel danışmanlık desteğimizle geleceğin zorluklarına bugünden hazırlanmanız için buradayız.



Alternatif Bank Mobil’i
Hemen İndirin

QR kodu okutarak Alternatif Bank Mobil uygulamasını hemen indirebilirsiniz.

qr code phone
Alternatif Bank Mobil’i
Hemen İndirin

QR kodu okutarak Alternatif Bank Mobil uygulamasını hemen indirebilirsiniz.

qr code phone